MESSAGE FORUM 


İSLAM VE ÇAĞ - MUHAMMED YASİN DEUTSCHLAND

İSLAM VE ÇAĞ 

MUHAMMED YASİN - DEUTSCHLA ND

http://www.social-worlds.tr.gg

İSLAM VE ÇAĞ 

Selamün Aleyküm kardeşlerim

İslam ve Çağ başlıklı bu yazıyı 
sizlerle paylaşmaktaki amacım
Müslümanların bilim ve teknoloji k gelişmelerin 
ve çağın çok gerisinde kalmalarının 
hangi sebeplerd en kaynaklan dığı sorusuna yanıt aramaktır
aslında islam bir bilim dinidir ve bilimle paraleldi r
bu islam dininin doğal yapısıdır 
sonradan eklenen veya değiştirilen yada geliştirilen 
bir yapı değildir
her zaman islam Dini insanların faydasına olan 
her türlü bilimsel çalışmalara ve gelişmelerede açıktır 
Kuran-ı kerim temelinde bir Ahlak ve Din kitabı olduğu gibi
aynı zamandada her türlü bilimsel konuyada açıklık kazandırır
bunu incelemek araştırmak ve bulmakta bilim adamlarının görevidir
Endülüs ile birlikte islami ilimler ve nazari ilimler
birbirind en ayrılmış
ve islami ilimlerle ilgilenen bilim adamları ile 
nazari ilimlerle ilgilenen bilim adamlarıda birbirler inden ayrılmış
ve sanki birbirler ine karşıt kutup haline gelerek
bazen birbirler ine aşırı derecede karşıt fikir ve düşünceler
üretir hale gelmişlerdir
ve islami ilimlerle ilgilenen ilim adamları bilimden yararlanm amaya 
nazari ilimlerle ilgilenen ilim adamlarıda islami ilimleri dışlar hale gelmiştir
Kuran- kerim her yüzyılda 
çeşitli bilim dallarındaki çalışmalara paralel olarak 
farklı tefsirler ve anlamlar ile bilimle paralel haldedir
ve her ne kadar Ahlak ve Din kitabı olsada bir çok bilimsel
konuyada ışık tutmaktadır 
veya verdiği mesajlarl a her türlü konuya net ve berrak 
açıklamaların getirilme sini sağlamaktadır
ancak bu bilim adamlarıyla din adamlarının paralel çalışmalarıyla 
mümkün hale gelmekted ir
aslında Peygamber imiz Hz.Muhamm ed s.a.v Efendimiz in
Miraç hadisesin de nakledile n Burak isimli bir binekle gök yüzüne çıkışı
aynı zamanda insanların uzaya çıkışlarınında mümkün olabileceğine işaretti
ancak bunu Kuranı okuyup anlayan ve Kurandan bilimsel manada mesajlar alan
müslümanların gerçekleştirmesi ve uzaya ilk defa müslümanların çıkması gerekirke n
müslüman olmayanla rın ve Kurandan mesaj almayanla rın çıkması
aslında müslümanların gerektiği gibi Kuranı anlayamam alarından 
Kurandaki bilime ışık tutacak mesajları algılayamamalarından kaynaklan maktadır
islam ve Kuran bilime pararleld ir ancak müslümanların bilimsel çalışmalardaki geriliği
ve Kuran ile Bilimi aynı potada harmanlay amamalarından kaynaklan maktadır
örneğin BAKARA SURESİ 261.Ayet-i kerimenin anlamını aşağıya alıntılıyoruz 
ve alıntıyı okuduktan sonra konumuza devam edelim

BAKARA SURESI 261.AYET-İ KERİME 

مَّثَلُ الَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَالَهُمْ فِي سَبِيلِ اللّهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ أَنبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ فِي كُلِّ سُنبُلَةٍ مِّئَةُ حَبَّةٍ وَاللّهُ يُضَاعِفُ لِمَن يَشَاء وَاللّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ

Meselulle zîne yunfikûne emvâlehum fî sebîlillâhi ke meseli habbetin enbetet seb’a senâbile fî kulli sunbuleti n mietu habbeh(habbetin), vallâhu yudâifu li men yeşâu, vallâhu vâsiun alîm(alîmun).

1.   meselu   : durum, hal
2.   ellezîne   : onlar 3 - yunfikûne
3.   emvâle-hum   : kendi mallarını
4.   fî sebîlillâhi (sebîlii allâhi)   : Allah'ın yolunda
5.   ke   : gibi
6.   meseli   : durum, hal
7.   habbetin   : tane, tohum
8.   enbetet   : yetiştirdi (verdi)
9.   seb'a   : yedi
10.   senâbile   : sünbüller, başaklar
11.   fî   : içinde, ... de
12.   kulli   : hepsi, herbiri
13.   sunbuleti n   : sünbül, başak
14.   mietu   : yüz
15.   habbetin   : tane, tohum
16.   ve allâhu   : ve Allah
17.   yudâifu   : kat kat arttırıp, verir
18.   li men   : kişi için, o kimseye
19.   yeşâu   : diler
20.   ve allâhu   : ve Allah
21.   vâsiun   : vasi olan, herşeyi kapsayan, lûtfu geniş (bol) olan
22.   alîmun   : en iyi bilen

İmam İskender Ali Mihr   :   Mallarını Allah yolunda harcayanl arın durumu, her sünbülünde (başağında) yüz adet tane (tohum) olmak üzere, yedi sünbül (başak) veren bir tek tohumun durumu gibidir. Allah, dilediği kimse için (onun rızkını) kat kat artırıp verir. Ve Allah Vâsi'dir, Alîm'dir.

Diyanet İşleri   :   Mallarını Allah yolunda harcayanl arın durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

Abdulbaki Gölpınarlı   :   Mallarını Allah yolunda harcayanl ar, her başağında yedi yüz tanesi olan ve tam yedi tane başak bitiren tek bir tohuma benzer. Allah dilediğine kat kat verir, arttırır. Allah'ın ihsânı boldur ve her şeyi bilir.

Adem Uğur   :   Allah yolunda mallarını harcayanl arın örneği, yedi başak bitiren bir dane gibidir ki, her başakta yüz dane vardır. Allah dilediğine kat kat fazlasını verir. Allah'ın lütfu geniştir, O herşeyi bilir.

Ahmed Hulusi   :   Mallarını Allâh'a imanları dolayısıyla insanlara karşılıksız bağışlayanların misali, yedi başak oluşturan ve her başağında yüz tane bulunan tek bir buğday tohumu gibidir. Allâh dilediğine daha da katlar. Allâh Vasi'dir, Aliym'dir.

Ahmet Tekin   :   Mallarını Allah yolunda, İslâm uğrunda karşılık beklemede n, gönüllü harcayanl arın durumu, bir taneden yedi başak bitiren, her başakta yüz tane ürün veren, bire yediyüz verimli bir taneye benzer. Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesini n tecellisi ne tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere kat kat fazlasını verir. Allah’ın lütfu, rahmeti geniştir, her şeyi bilir.

Ahmet Varol   :    Mallarını Allah yolunda harcayanl arın örneği, her bir başağında yüz tane olmak üzere yedi başak çıkaran bir taneye benzer. Allah dilediğine kat kat verir. Allah lütfu geniş olandır, bilendir.

Ali Bulaç   :   Mallarını Allah yolunda infak edenlerin örneği yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane bulunan bir tek tanenin örneği gibidir. Allah, dilediğine kat kat arttırır. Allah (ihsanı) bol olandır, bilendir.

Ali Fikri Yavuz   :   Mallarını Allah yolunda harcayanl arın hâli, her başağa yüz daneli yedi başak bitiren bir tohumun hâli gibidir. Allah dilediği kimseye daha kat kat verir. Allah’ın ihsânı çok geniştir, her şeyi hakkıyla bilendir.

Bekir Sadak   :   Mallarini Allah yolunda sarfedenl erin durumu, her basaginda yuz tane olmak uzere yedi basak veren tanenin durumu gibidir. Allah diledigin e kat kat verir. Allah'in lutfu genistir, O her seyi bilendir.

Celal Yıldırım   :   Mallarını Allah yolunda harcayanl arın misâli, yedi başak bitiren, her başağında yüz tane bulunan bir tohuma benzer. Allah dilediği kimseye (feyiz ve bereketin i) kat kat artırır. Allah bol bol cömertçe verendir ; her şeyi bilir.

Diyanet İşleri (eski)   :   Mallarını Allah yolunda sarfedenl erin durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah'ın lütfü geniştir, O her şeyi bilendir.

Diyanet Vakfi   :   Allah yolunda mallarını harcayanl arın örneği, yedi başak bitiren bir dane gibidir ki, her başakta yüz dane vardır. Allah dilediğine kat kat fazlasını verir. Allah'ın lütfu geniştir, O herşeyi bilir.

Edip Yüksel   :   Paralarını ALLAH yolunda harcayanl arın örneği, herbirind e yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumuna benzer. ALLAH dileyene katlayara k verir. ALLAH Cömerttir, Bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazır   :   Mallarını Allah yolunda infak edenlerin meseli bir tâne meseli gibidir ki yedi başak bitirmiş her başakta yüz tâne, Allah dilediğine daha da katlar, Allah vasi'dir alîmdir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)   :   Mallarını Allah yolunda harcayanl arın durumu, her biri yüz taneye sahip yedi başak bitiren bir tohum tanesine benzer. Allah, dilediğine kat kat fazla verir. Allah, rahmeti bol olan ve herşeyi bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)   :   Mallarını Allah yolunda harcayanl arın durumu, bir tanenin durumu gibidir ki, yedi başak bitirmiş ve her başakta yüz tane var. Allah, dilediğine daha da katlar. Allah'ın rahmeti geniştir. O, her şeyi bilir.

Fizilal-il Kuran   :   Mallarını Allah yolunda harcayanl arın durumu, her başağı yüz taneli yedi başak veren bir tohum tanesine benzer. Allah dilediğine kat kat verir. Allah'ın lütfu geniştir, O herşeyi bilir.

Gültekin Onan   :   Mallarını Tanrı yolunda infak edenlerin örneği yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane bulunan bir tek tanenin örneği gibidir. Tanrı dilediğine kat kat arttırır. Tanrı (ihsanı) bol olandır, bilendir.

Hasan Basri Çantay   :   Mallarını Allah yolunda harcayanl arın haali yedi başak bitiren, her başakda yüz «tane» bulunan bir tek tohumun haali gibidir Allah kime dilerse ona katkat verir. Allah, ihsanı bol olan, hakkıyle bilendir.

Hayrat Neşriyat   :    Mallarını Allah yolunda sarf etmekte olanların misâli, yedi başak bitiren bir dânenin hâli gibidir ki, her bir başakta yüz dâne vardır. Allah, dilediği kimseye (ecrini) kat kat(fazlasıyla) verir. Çünki Allah, Vâsi' (lütfu geniş olan)dır, Alîm (hakkıyla bilen)dir.

İbni Kesir   :   Mallarını Allah yolunda infak edenlerin durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Ve Allah, Vasi'dir, Alim'dir.

Muhammed Esed   :   Allah yolunda mallarını harcayanl arın durumu, kendisind en yedi başak çıkan ve her başakta yüz tane bulunan bir buğday tohumuna benzer: Allah dilediğine kat kat verir; ve Allah her şeyi kuşatan, her şeyi bilendir.

Ömer Nasuhi Bilmen   :   Allah yolunda mallarını infak edenlerin meseli, o bir tanenin meseli gibidir ki, yedi başak bitirmiş ve her başakta yüz tane bulunmuş olur. Ve Allah Teâlâ dilediğine kat kat artırır. Ve Allah Teâlâ vâsidir, alîmdir.

Ömer Öngüt   :   Mallarını Allah yolunda harcayanl arın durumu, her başağında yüz tanesi olan ve yedi başak bitiren bir tohuma benzer. Allah dilediğine fazlasıyla verir. Allah'ın lütfu geniştir ve O her şeyi bilendir.

Şaban Piriş   :   Mallarını Allah yolunda harcama yapanların durumu yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane bulunan bir tohuma benzer. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah lütfu geniş olan ve her şeyi bilendir.

Suat Yıldırım   :   Mallarını Allah yolunda harcayanl arın durumu, yedi başak verip her başağında yüz tane bulunan bir tanenin haline benzer. Allah dilediğine kat kat fazlasını da verir. Allah’ın lütfu geniştir, ilmi her şeyi kaplar.

Süleyman Ateş   :   Mallarını Allâh yolunda harcayanl arın durumu, her başağında yüz dâne olmak üzere yedi başak veren bir dânenin durumu gibidir. Allâh dilediğine kat kat verir. Allâh(ın lutfu) geniştir, (O) bilendir.

Tefhim-ul Kuran   :   Mallarını Allah yolunda infak edenlerin örneği yedi başak bitiren, her bir başakta yüz 'tane' bulunan bir tek 'tane'nin örneği gibidir. Allah, dilediğine kat kat arttırır. Allah (ihsanı) bol olandır, bilendir.

Ümit Şimşek   :   Mallarını Allah yolunda harcayanl arın durumu, yedi başak vermiş bir taneye benzer ki, herbir başakta da yüz tane vardır. Allah, dilediğine böyle kat kat verir. Çünkü Allah'ın lütfu geniştir, ilmi ise herşeyi kuşatır.

Yaşar Nuri Öztürk   :   Mallarını Allah yolunda infak edip harcayanl arın durumu, yerden, her başağında yüz tane bulunan yedi başak çıkarmış bir taneye benzer. Ve Allah, dilediği kişi için daha da artırır. Allah Vâsi'dir, yaratışını ve yarattıklarını genişletir. Alîm'dir, her şeyi en iyi biçimde bilir.

Müslüman kardeşlerim yukarıdaki Bakara Suresi
261.ayet-i kerimeyi ve anlamını okudunuz
burada nakledile n anlamı anladınız biz ise
bu ayet-i kerimenin buğday ve başak ile tohumla 
ilgili ziraat ilmiyle ilgilide bir işaret veya mesaj içerip içermediğinin düşünülmesini 
istiyoruz 
çünkü buğday ve başak ile tohum konusunda benim bildiğim 
genel olarak bir tohumdan bir başak ve bir başaktanda tohumun kalitesin e göre
30-50 arası buğdayın elde edileceği şeklindedir eğer bilgim yanlışsa lütfen düzeltiniz
ve ileri ziraat teknoloji siyle bir tohumdan yedi başak ve bir başaktan 100  buğday 
ve dolayısıyla bir tohumdan 700 buğday elde edilip edilmeyec eğidir
ve İsrail devletini n ziraat ilmi konusunda ki çalışmalarında bu 700 buğdayı 
bir tohumdan elde ettiği ve bunuda Kuranı araştırarak ve ziraat alanındaki
bilimsel çalışmalarla bilikte elde etttiği şeklinde duyumlar alınmaktadır 
bu ne derece doğrudur ve bu mümkünmüdür ve eğer bu duyumlar doğruysa 
bunu İsrail Devletini n bilim adamlarından önce müslümanların elde edemeyişinin
altında yatan gerçeğin neler olabileceğinin araştırılması gerektiğini düşünüyorum
ancak ileri zekalı gelişmiş beyinleri n fikirleri 
orta akıl kapasitel i beyinleri n olayları ve küçük kapasitel i beyinleri n şahısları
tartıştığı düşünülürse 
gelişmiş ülkelerin devrimler i ve ideolojil eri orta gelişmiş ülkelerin olayları 
ve geri kalmış ülkelerinde liderleri tartıştığı günümüzde 
müslümanların neleri tartıştığınında araştırılması gerektiğini düşünüyorum
ve buradan yola çıkarak acaba müslümanların bazı konularda 
yanlış yoldalarmı diyede araştırılması gerektiğinide düşünüyorum
ve müslümanların yanlış yolda olduklarıyla ilgili aşağıdaki alıntı yazının 
okunmasını istirham ediyorum
Allaha emanet olun 
Selamün Aleyküm 

MÜSLÜMANLAR YANLIŞ YOLDA 
 
 CUMHURİYET GAZETESİ
 6 NİSAN 1995 PERŞEMBE 
 OLAYLAR VE GORUŞLER 
 
 MÜSLÜMANLAR YANLIŞ YOLDA 
 
 Prof. Dr. İHSAN TURGUT 
 Dokuz Eylül Unıversıtesı Buca Eğıtım Fakultesı
 
 MÜSLÜMANLAR YANLIŞ YOLDA
 
 Müslümanlar Islamiyet i yanlış anlıyorlar, yanlış uyguluyor lar Belkı de hıç anlamıyorlar Teknolojıyı bır turlu yakalayamıyorlar Kabuğunu yırtan bır Islam ülkesı yok Örnek alınabılecek bır Islam ülkesı yok Şeriatı uygulayan lar da bunların ıçınde IX ve XII yuzyıllarda İslam guzel yıllar geçırmıştı Gerçekten de Batı'ya ornek olmuştu Batı, aynı yuzyıllarda karanlık bır çağ yaşıyordu Engızısyon çağı Bu Hınstıyan karanlık çağında Islam bır aydıniık donem yaşıyordu ibn-i Sina, ibn-i Rüşt, Farabi gıbı Islam duşünurleri bu çağa ışık tutuyorla rdı Eskı Yunan felsefesınden, akılcı bır mezhep olan Mutezile'nın gorüşlennden yararlana rak çok guzel şevler yapmışlardı Felsefenın yontemıyle yalnız varlıkla ılgılı kavramları değıl. Islamla ılgılı kavramlan da sor gulamışlar, dini yaşanacak bır hale getırmışlerdı Mutezıle, İslamın tek akılcı mezhebidi r, dıyebılınz Islam rasyonali stleri bu mezhepte toplandı Ama tutunamadı Onun yerine ımana, tevekkule dayalı kaderci Sunni mezhepler tutundu Mutezıle herşeyı akılla açıklıvordu Dınsel hukümlen akılla çozumlüyordu Akıl ve nakil yan yana yûruyordu Akıl ve vahiy bınbırlerine yardım edıyordu Daha sonrakı yıllarda nakıl, akla egemen oldu Islam dünyasında karanlık donem başladı Bır daha aydınlanmayacak şekılde Dinsel hükümler her çağa, hatta her kültüre göre vorumlana bilir. Orneğin Osmanlılann Mecelle'sı bır şenat kıtabı değıldır Osmanlılarda şeriat anlayışı Araplarda n farklıdır Osmanlılar zına yapanı kuma gomup taşlayarak oldurmuyo rlardı Yanı recm yoktu Hırsızın kolunu kesmezler dı Müslüman olmayanla ra daha ıyı davranırlardı Osmanlılar neredeyse bugünku medeni hukuka göre yaşamı yönetırlerdı Ama bu hukuk yıne Kuran'dan çıkmaydı Başta Şeyhulıslam vardı Kendı ıçınde tutarlıydılar, laıktıler IX ve XII yuzyıllarda o guzel felsefe de tutunmadı Ne Arap yanmadasında bır taban bulabıldı ne de Anadolu'ya geçtı Arap fûtûhatlanyla Sıcılya ve Kurtuba (tspanya) kanalıyla Latın dunyasına gırdı Ronesansı meydana getıren en buyük etmen (faktör) oldu Ronesansı meydana getıren obur etmenler de M. Luther'ın Hınstıyanlıkta yaptığı çağdaşlaşma ve istanburu n fethıyle Roma ya gıden kıtaplardı Protestan lık, Luther ın yaptığı çağdaşlaşma sonucunda doğdu Çunku Hınstıyanlığın ana mezhebı, Katolikli ktir. Nıtekım Protestan ulkeler gelıştıler Katolıkler ve Ortodoksl ar Avrupa Bırlığine gırdıkten sonra gelıştıler Yanı Protestan larla ışbırlığı yaptıktan sonra Hrıstıyanlıkta çağdaşlaşma M Luther'le bıtmedı Hâlâ devam edıyor Oysa çağdaşlaşmaya en uygun dın Islâmdır Her turlu gelışmeye ve yenılemeye açıktır Yoksa nasıl evrensel bır dın olabılır ve Nasıl her çağa yanıt verecekti r Nasıl gunu yakalayac aktır  Galıba sorun Islam değıl, Müslumanlardır Müslümanlar onu Katolıklığe benzettı Onu dondurdu Dogmalaştırdı Yaşamdan uzaklaştırdı Bu yüzden Muslumanl ar çağın ve günun gerisınde kaldı Perişanhk, tembellık, kadercılık onlann felsefesı oldu Nazılerin "SS" subaylannın, toplama kamplannd akı mahkûmlar ıçın kullandıklan bır lakap vardı Şıfre gıbı bır şey Perişan, ışe yaramaz, tembel ınsanlara Musluman dıyorlarmış Böylelerini
 fırına atarlarmış "Alın şu Muslumanı fırına atın" dıyorlarmış Oysa kampta pek Musluman yokmuş Hâlâ Avrupa bıze oyle bakıyor Perişan tembel ve ışe yaramaz adam yanı Musluman Bunları Jan V.Frankl yazıyor Toplama kamplannd akı anılarında anlatıyor (insanın Anlam Arayışı Çev S Budak Edesons Y Ankara l99l) Bır Musluman olarak bunlar bana acı venyor Benı kahredıyor Avrupa'nın bıze nasıl baktığı onemlı değıl Ben neredeyım Dunyadakı, uvgarlıktakı yerim neresı  Koordınatlanm nerede kesışıyor  Hıç kesışıyor mu acaba Bunlara yanıt bulmakta zorluk çekıyorum Muslumanl ar yanlış yolda Her gun açılan Kuran kurslannd a ve onlann uzantılannda yanlış yontemler ugulanıyor Gerçı aynı nakiki,anlatı ve ezber yontemı cumhunyetın okullarındada devam etmektedır Kuran kurslannd a neler yapılıyor  O körpe beyınlere neler verilıyor  Bu kurslarda ben de okudum Kuranı neredeyse ezberlıyordum Hafiz oluyordum Tek sözcuğünun anlamını bılmeden Kocaman kıtabı ezberleme k ıçın bırkaç yılımı verdım Tek sozcuğunu, tek ayetının anlamını oğretmedıler Yan bılgıler almadan sadece o koca kıtabı ezberleme ye çalıştım Sadece sevaptır dıye Müslümanlar Kuran okuyor ve onu buyuk bır huşu ıle dınlıyor Yorumu, felsefesı yapılmadan Nasıl kulturlü, aydın kışıler yetıştırebılınz  Nasıl kafası çalışan, araştırmacılar yetıştırebılırız Nasıl o yuce kıtaptan yararlana bılıriz Aydınlar da bunlara yardım etmıyor Turk ve Islam aydınları yarım aydınlar Soldakıler Islam'a aıt olan her şeyı dışlıyor Sağdakılerde olduğu gıbı kabul edıyor Araştırmadan onunla ozdeşleşıyor Aydınlanmız ancak slogan uretıyor Müslümanlar yanlış yolda Her yıl ramazan ayında bu kıtap hatmedılır, yanı baştan sona okunur Ama kımse tek sozcuğunun anlamını bılmez Açıklamalar yapılmaz Camılerde, evlerde, hafizlar gozlerını kapatarak okurlar Zaten çoğu da kördur Araplar, Kuran ı belkı anlıyoriar Onlar da tevekkül etmış Bızım 
 Mevlude tevekkul ettığımız gıbı Onun ıçın bızde dın eğıtımıde genel eğıtım de davranış değışıklığı yapmaz Bır dunya goruşü oluşturmaz Zaten genel eğıtım, dın egıtımının bır uzantısı Sınıftakj oğretmen camıdekı vaızın uzantısı Yontem aynı Konular farklı Dünya postmoder nıst bır duruma gırdı insanlar kesın çızgilerle bırbırlerinden ayrılmıyorlar Bır tarafta ben camıye ınancım ıçın gıdebılıyorum Bır tarafta meyhaneye gidıp bır ıkı kadeh ıçkı ıçebılırim Yağmurun yağmasını ya da yağmamasını Allah'a bağlamam inancın hakkını ınanca bılımın hakkını bılıme verebılırım Benım hem dındar, ıdealıst hem de pozıtıvıst, materyali st yanlarım olabılır ınsan çok yonlu kultur zengını bır mozayık olursa ıyıdır Gunumuzde ıkı bın yılına gırerken "Allab-u Ekber, katli vaciptir" dıyerek ınsanlar oldurülemez Bunlar lslamsal önermeler değıldır Kuran-ı Kerim'de her paragrafın. her bolümun sonunda Allah rahman ve rahimdir denılmektedır iyı Musluman sadece ıyı ıbadet eden kımse değıldır ibadet onunla Allah arasındakı bır sorundur Ama ınsanla Allah arasında başka bır sorun daha var Bu sorun ıbadettende onemlıdır Çalışmak, araştırmak ve üretmektır Bu yolda ınsanlığa hızmet etmektır Müslümanlar bu halleriyl e pek ınsanlığa hızmet etmemekte dırler Başkaları buluyor, bız hazıra konuyoruz Ya da taklıt ederek onlan yakalamay a çalışıyoruz Tanzımat'tan ben taklıtçı bır zıhnıyet ıçmdeyız Batı'yı bugunku duruma getıren yalnız M Luther'ler değıldır Nietzsche, J. P. Sartre, Russell gıbı ateıslerdır aynı zamanda Bunlar Batı'nın tutuculuğuna, yobazlığına en buyük şamarı vuranlardı Bır külturde dindarlar a, dınsızlere, ıdealıstlere, materyali stlere gereksınme vardır Bır külturde Piyami Safa'lara Necip Fazıl Kısakurek'Iere Aziz Nesin lere, Turan Dursun lara gereksınme vardır Ama bızde bır taraf öbür tarafı olduruvor Yok edıyor Yaşama hakkı vermiyor Bu nedenle kultur körleşıyor, tıkanıyor Turan Dursun'un kıtapları öldüruldukten sonra yuz bınler sattı Humeyni, Salman Ruştu'yü dunyada ünlü yaptı 'Şeytan Ayetlerı ' dunyada yuz bınler sattı Oysa buna layık değıldı Turan Dursun öldüruldukten sonra Salman Rüştu'nun Şeytan Ayetlen'nden sonra Kuran a yenıden baktım Hadısleri yenı baştan okudum Emınım benım gıbı bırçok aydın boyle yapmıştır Bunların en azından bu yararı olmuştur öldürmek neye yararkı Allah'ın bıle ıstemedığı bır eylem Sık sık kendı kendıme dua edıyorum dıyorum kı "Allahım sen Muslumanl an bu yanlış yoldan kurtar! Sen onları hidayete getir Sen onlan uygarlık kervanına sok Nasıl olsa kendileri yuzyıllardır doğru yolda değıller. Akıl ve sağduyularını kullanmıyorlar Sen onlara vardım et Allahım. bir an once, vakıt geçirmeden... Ronesansı kaçırdık. akıl çağını kaçırdık. Aydınlanmavı kaçırdık. Astronomıdekı gelişmeleri kaçırdık. Butun fırsatlan kaçırdık. Daha fazla kaçırmak ıstemiyoruz Allahım."


MÜSLÜMANLAR YANLIŞ YOLDA 
 
 CUMHURİYET GAZETESİ
 6 NİSAN 1995 PERŞEMBE 
 OLAYLAR VE GORUŞLER 
 
 MÜSLÜMANLAR YANLIŞ YOLDA 
 
 Prof. Dr. İHSAN TURGUT 
 Dokuz Eylül Unıversıtesı Buca Eğıtım Fakultesı